Maria Montessori’nin Etkilendiği Düşünürler

Maria Montessori’nin Etkilendiği Düşünürler

2436

428f9c61d3e3c3393b05aa89b7bcdc8fMontessori, eğitiminin beslendiği felsefi ve psikolojik kaynakları yeri geldikçe vurgulamış, ancak eğitim anlayışının başlangıcında bir felsefe geliştirmek yerine çocuğun derinlemesine gözlemlenmesinden yola çıkarak onun gereksinimlerini tatmin edecek en uygun eğitimi gerçekleştirdiğini söylemiştir.

Maria Montessori eğitim programını gelistirirken Sequin, Itard, Locke, Rousseau, Pestalozzi, Pinel, Froebel ve Dewey’in felsefe ve yöntemlerinden etkilenmiştir. Eğitim bilimlerine duyduğu ilgi onu Fröbel’le, Pestalozzi’yle ve onların ilkeleriyle tanıştırır ve sonunda Pestalozzi’nin daha özgür bir okul yaratma çabaları, Fröbel’in küçükler için düşündüğü çocuk yuvası, Itard ve Seguin’in şimdiye kadar eğitilemez olarak görülenlerin eğitilmesi için oluşturdukları yöntemler Maria Montessori’nin çalışmasında bir senteze ulaşır. Yöntemin teorik temelini oluştururken; sağır dilsizler ve gelişimsel geriliği olanların derslerinde kullanılan  tekniklerden, antropoloji tekniklerinden ve tıp alanındaki uygulamalardan da faydalanır.

Montessori’ye göre Rousseau, Pestalozzi ve Fröebel’in çocuğa ilişkin görüşleri bilimsel değil felsefik temellidir. Ona göre bahsi geçen düşünürler çocukluk deneyimleriyle ilgili kendi iç görüşlerinden yola çıkarak çocuğun gelişimini keşfederek tüm görüşlerini tüm çocukluğa genellemişlerdir. Pestalozzi’nin öğrenmenin temelinde materyal kullanımını vurgulaması çok formal, mekanik ve alışılagelmiş kalmıştır. Rousseau’nun eğitimle ilgili görüşleri çocuğun ihtiyaç duyduğu yapılandırılmış bir öğrenme çevresini tamamen reddeder. Fröebel’in anaokulu ise modern psikoloji ve bilimde yeşeremeyecek bir felsefi ideale sahipti. Montessori bu eksiklikleri fark ederek, eğitim metodunda görüşlerini, klinik ortamında çocuklara ilişkin gerçek gözlemlerinden yola çıkarak ortaya koydu. Böylelikle yöntemin çıkış noktası özürlü çocukların özellikleriyle birlikte çocuk eğitiminde öngörülen çeşitli görüşler oldu.

 

220px-Jean_marc_gaspard_itard_1775_hiEdouard_SeguinItard ve Seguin

Etkilendiği bilim insanlarının başında Fransız doktorlar İtard ve Séguin gelir. Itard ve onun öğrencisi olan Seguin ormanda bulunan vahşi bir çocuğun duyularını uyararak ve geliştirerek onu topluma kazandırmak için uğraşmıştır. Montessori buradan yola çıkarak bu çocuklara tıbbi bakımla değil, ancak eğitimle yardım edilebileceği kanısına varmıştır.

Montessori’nin klinikteki çocuklarla olan deneyimleri ve Seguin tarafından geliştirilen duyusal fonksiyonların geliştirilmesi alıştırmaları, kendini eğitime adamasını sağlamıştır.

Sequin ve Itard’ın öğrenmenin hazırlanmış ortamda, hazırlanmış eğitim malzemeleri ile gerçekleştiğine dair görüşleri bu yaklaşımın kuramsal içeriğini oluşturmaktadır.

 

lockeJohn Locke (1632-1704)

Erken çocukluk eğitimi ile ilgili temel görüşü Boş Levha teorisidir. Bu teoriye göre, insan zihni dünyaya geldiğinde boş bir levha gibidir. Doğumdan itibaren bulunulan çevreyle kurulan ilişkiler sayesinde bilgi ve tecrübe sahibi oluruz. Çevre şartları insanın gelişiminde önemli bir role sahiptir. Eğitimin amacı çocuğa iyi bir çevre hazırlayarak, onun iyi tecrübeler edinmesini sağlamaktır. Çocuğun çevreyi ve tecrübeleri algılaması duyularıyla mümkün olduğu için John Locke en iyi öğrenmenin duyusal öğrenme olduğunu söyler. Bu sebepten duyuların eğitilmesi gerekir. Görüşleri ile psikoloji ve eğitimin pek çok alanını olduğu kadar erken çocukluk eğitimini de etkileyen Locke, özellikle Montessori’nin duyulara dayalı eğitim anlayışını geliştirmesinde oldukça etkili olmuştur.

 

jean-jacques-rousseauJean Jacques Rousseau (1712-1778)

18.yüzyıl, insan aklına verilen değer yönünden Akıl Çağı olarak adlandırılmıştır. Bu çağda, insanın yalnızca aklına değil, duygularına da önem verilmesi fikri ile Rousseau, eğitimde büyük bir devrim gerçekleştirmiştir.

Çocuğun yetişkinden farklı gelişim özellikleri olduğunu belirtmiştir. Rousseau bunları belirleyerek, her dönemdeki eğitimin, bulunduğu dönemin özelliğine uygun olarak yapılması gerektiğini ortaya koymuştur. Bunun nasıl yapılacağına dair örneklere Emile adlı eserinde yer vermiştir.   Günümüzde yaygın bir şekilde kabul gören, okul öncesi eğitimde çocuğun ihtiyaçlarına uygun, çocuk merkezli eğitimin öncülerinden biri olmuştur.

Rousseau’nun çocuğu eğitimin odak noktası olarak kabul ettiği çocuk merkezli eğitim yaklaşımı, aralarında bazı farklılıkların bulunmasına rağmen kendisini izleyen Froebel, Montessori, Pestalozzi ve diğerleri tarafından da benimsenmiştir.

Rousseau’nun çocuğun doğası ve çocuk eğitimi ile ilgili düşüncelerinde, çocuğun doğal ortamda özgür bırakılması düşüncesi vardır.Yaklaşımında insanın doğallığının gereği olarak özgür olması gerektiği ve özgürlüğün insanlar için vazgeçilmez olduğu vurgulanır. Montessori, Rousseau’nun bu düşüncesinden yararlanmış, bununla birlikte çocuğun en iyi öğrenmeyi tamamen doğal bir çevreden ziyade yapılandırılmış doğal bir çevrede dürtüleri ve sezgileriyle gerçekleştirebileceğini ifade etmiştir. Bunun için Montessori kendi eğitim programına özgü materyaller geliştirmiş ve öğrenme ortamının yapılandırılmasına önem vermiştir.

 

Johann_Heinrich_PestalozziJohann Heinrick Pestalozzi (1746-1827)

Pestalozzi çocuğun eğitiminde, onun doğasına uygun yolu izlemenin önemi üzerinde dururken Rousseau’dan çok etkilenmiştir. Pestalozzi’nin çalışmaları doğa ile eğitim tecrübeleri arasındaki uyumu gösterir. Eğitimin duyusal izlenimlere dayandığını ve bunların yardımıyla çocuğun potansiyel özelliklerinin gelişeceğini belirtir. Pestalozzi’nin eğitim anlayışı elin, kafanın ve kalbin eğitimi şeklindedir.

Pestalozzi’ye göre, çevre insanı şekillendirir, bununla birlikte insan da çevreyi değiştirir ve ona istediği biçimi verebilir. İnsan bunu yapmak suretiyle, kendine etki eden çevre faktörlerini değiştirerek, kendisinin eğitimine de etki etmiş olur.

19.yüzyılın ünlü İsviçre’li eğitimcisi Pestalozzi psikolojiyi ve ‘yaparak öğrenme’ ilkesini eğitim dünyasında gündeme getiren, “temelinde sevgi olan hiçbir eğitim başarısızlığa uğramaz” diyen ve sınırsız sevgiyle bunu kanıtlayan bir eğitimcidir. Pestalozzi kırsal bölgelerdeki yoksul çocuklar için el becerilerine ve doğrudan deneyime dayalı okullar açmıştır. Sosyal sorunların, yalnızca yeni bir eğitim sistemiyle çözümlenebileceğini savunmuştur.

Montessori Pestalozzi’nin açmış olduğu okullardaki çocuklardan çok etkilenmiştir. Pestalozzi’nin yaklaşımı çocuğun doğasını çok iyi anlar. Bu yönde geliştirdiği eğitim metodunda duyuların özel olarak geliştirilmesi için üretilmiş duyu materyalleriyle dersler planlamıştır. Kullanılan duyu eğitim materyalleri Maria Montessori’nin kendi yönteminin duyu eğitimi materyallerini oluştururken fikirlerine öncülük etmiştir.

 

indirPhilippe Pinel (1745-1826)

Akıl hastalarının insanca koşullarda tedavi edilmesine öncülük etmiş, çağdaş psikiyatrinin kurucularından sayılan bir doktordur. 1793’te hekim olarak çalışmaya başladığı Bicêtre Düşkünlerevi’nde akıl hastalıklarının tedavisi konusundaki düşüncelerini uygulamaya başlayarak zincirle bağlanmış hastaları çözdürmüştür.

Psikiyatri alanındaki çalışmalarıyla tımarhanenin gerçek bir hastane haline gelmesini sağlamıştır. Akıl hastalarının tedavisinde yenilikler getirmekle kalmayıp, psikiyatrinin bağımsız bir tıp dalı olarak yerleşmesine de öncülük etmiştir.

Bu hastalıkların tedavisinde sevecen, anlayışlı ve iyi niyetli bir yaklaşım önermiştir. Hastane çalışanlarının özel bir eğitimden geçmesi gerektiğini, akıl hastalıklarının özel kurumlarda ele alınmasını savunmuştur. Ve bakımlarına insanca yaklaşımlar geliştirmiştir. Ilık banyo, kültür-fizik atölye wc çalışmaları uygulamış, hastaların çalışabileceği çiftlikler kurulmasını ve hastaların ailelerinin yanına gönderilmesini savunmuştur. Hastaların hücrelere kapatılmasına karşı çıkmış, hastalık durumlarına göre hastaneyi bölümlere ayırmıştır.

Bu yollarla kontrol edilemez bazı hastalar sağlıklarına kavuşmuş ve taburcu olmuştur. Montessori akıl hastalarına insanca davranarak onları normal insan seviyesine çıkaran Pinel den bu noktada etkilenmiştir. Ve bu yönde çalışmalara başlamıştır.

 

froebel3Friedrich Froebel (1782-1852)

Froebel’e göre eğitim çocuğun korunmasın, himaye edilmesini ve gelişimini izlemeli, özgür bir temele oturtulmalıdır. Froebel’e göre bir sonraki gelişim daha önceki devrelerin dolu olmasına bağlıdır.

Froebel’e göre çocuk kendi kendini oyun içerisinde dışa vurur ve dünyayı oyun içerisinde tanır. Onun için oyun, en önemli eğitim metodunu teşkil eder. Froebel oyunun eğitimdeki önemini ele almış ilk pedagogdur.

Froebel, “ana okullarının babası” olarak tanınmaktadır. Çocukların ilkokula başlamadan önce ana okullarında belirli bir plana göre eğitilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Kuvvetli bir topraktan gıda alarak büyüyen, çiçek açan, meyve veren bir bitki gibi çocuk da iyi bir eğitim sistemi içerisinde gelişebilmektedir.

Froebel, Pestalozzi’nin öğrencisidir ve onun okuluna gider, onun düşüncelerinden oldukça etkilenir fakat ders uygulamasında gördüğü bazı şeyleri reddeder çünkü bunların katı bir rutine dönüştüğü düşüncesindedir. Daha iyisinin yapabileceğinin düşünerek birkaç defa okul kurma girişiminde bulunmuş ancak pek başarılı olamamıştır. Frobel her türlü eğitimi temelde kendine has bir süreç olarak görmektedir, bu süreçte bireyin doğal becerileri doğal gelişim yasalarına göre gelişir.

Frobele göre insan gelişirken ana kucağından başlayarak belki ayrı olarak tanımlanabilen ama kesintisiz şekilde birbirini izleyen bebeklik, çocukluk, gençlik, olgunluk ve yaşlılık gibi evrelerden geçer. İnsan her evrede bir yandan bu evrenin gerektirdiği düşünsel güce, öte yandan düşünsel gücün bedende gerektirdiği yeteneklere kavuşur. İnsanın içindeki bu kutsal eğilimin önüne geçmemeye eğitimcilerin dikkat etmesi gerekir.

Frobel Erken dönem çocukluktaki öğrenmede oyun oynamanın önemine inanarak bir dizi oyuncak hazırlar. Bunlara, oyun oynayarak öğrenmeyi harekete geçiren nimetler ‘the gifts’ adını verir. Bu ‘nimetler’ ( küreler, silindirler ve küpler), nesneler arasındaki ilişkilerin kavranmasını sağlamak amacı ile kullanılmaktadır. Kindergartendaki bakıcıya bunların nasıl kullanılacağı öğretilir ve böylece çalışmanın her anı da önceden belirlenmiş olur. Bir süre sonra Frobel malzemeleri bir bütün olarak paketlenerek tüm Almanyaya ve çok sayıda başka ülkeye dağıtılır. Benzeri bir durum daha sonra Montessori araçlarının satış modelidir.

Frobel ilk olarak eğitimin bebeklik döneminde başladığını tespit etmiştir. Çocuk eğitiminin bir aile işi olduğuna ve bunun doğru materyal kullanarak ve doğa ile etkileşim içinde gerçekleştiğine inanır.

Montessori kendi düşüncelerini geliştirirken, Frobelin bir çok görüşünden yararlanır. Frobelin sisteminin öğelerini başka bilim dallarında bulunduğu düşüncelerle ve yöntemlerle birleştirir.

 

1578_John__Dewey551John Dewey (1859-1952)

Özgürlükçü eğitim düşüncesinin en önemli temsilcilerinden biri John Dewey’dir. Dewey de öğrenmede deneyimin, problem çözmenin ve aktivitelerin önemine değinmiştir. Dewey çocuğun en iyi yaşayarak öğrendiğini ileri sürerken, çocuğun özgür olmasını vurgulamıştır. Bu felsefeyi benimseyen düşünürler, kesin ilkeleri ret ederek öğreneni özgürlüğe ve aktiviteye sevk eder. Dewey ile Montessori’nin özgürlük görüşleri birbirinden farklıdır. Maria Montessori’nin eğitim yaklaşımında yapılandırılmış bir ortamda eğitici materyalleri kullanarak uygulamalar yapması onu Amerika’daki pragmatist görüşten ayırmıştır. Maria Montessori çocuğun doğasını psikolojik, fiziksel güç ve gelişimin bir karşımı olarak tanımlar. Ona göre öğrenme çevresi dikkatlice hazırlanmalıdır. Çocuk özel olarak hazırlanmış çevrede özgürdür. Montessori metodunda çocuğun, hazırlanmış bir çevrede doğal olarak ve materyallerin hata kontrolü ile kendini kontrol ederek öğrenebileceği vurgulanır.

 

Facebook Yorumları

Dikkatinizi Çekebilir